Sayfalar

kütle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kütle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2011 Pazar

DÜNYAYI ŞAŞIRTACAK YENİ TEORİ!..


Yeni bir teoriye göre Dünya'nın yörüngesinde geçmişte muhtemelen 2 tane ay bulunuyordu ve küçük olanı 4,4 milyar yıl önce büyüğüne çarparak, bugünkü halini aldı. 
Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Ay'ın Dünya'dan görünmeyen yüzünün neden daha tepelik olduğunu merak eden bilimciler, "iki Ay" olasılığına ulaştı. 
Teoriye göre, Dünya'da henüz yaşamın ortaya çıkmasından çok önce, yörüngesinde iki ay vardı. Birbirinin ardı sıra dönen iki aydan küçüğü, 3 kat daha büyük ve 25 kat daha kütleli olan büyüğünün çekim etkisine girdiği anda çarparak bugünkü Ay'ın ortaya çıkmasına yol açtı. 600 mil enindeki küçük ay, büyüğüne, saatte 8.000 kilometre hızla çarptı. Bu çarpışma, her iki Ay'ın kayalarını eritecek bir ısı ortaya çıkaracak şiddette olmadı. Bilimciler, bundan daha hızlıbir çarpışma olsaydı, Ay'ın yüzeyinde dev bir krater oluşacağını, ancak daha yavaş bir çarpışma olduğu için krater olmadığı, geniş bir çevreye kaya saçıldığı, Ay'ın görünmeyen yüzündeki bu tepeleri oluşturduğu sonucuna vardı.

FİZİK PARADOKSLARI-1

'Karşı konulmaz bir kuvvet', 'kımıldatılamaz bir kütle' ile karşı karşıya geldiğinde ne olur ? ... Bu bir paradoks.Çünkü kuvvet galip gelirse,o 'karşı konulamazlığını korurken,kütle kımıldatılamaz olmaktan çıkar.Aksi halde,kütle kımıldatılamazlığını korurken,kuvvet karşı konulamaz niteliğini yitirir.Aslında böylebirer kuvvet ve kütlenin var olması,kuramsal olarak mümkündür.Ancak,ayrı dünya veya evrenlerde bulunmak zorundadırlar.HEr biri kendi dünyasına hükümran olabilir,ancak bu dünyaların çakışmaması gerekir.Çünkü,karşılaşmaları halinde bir tezatlık doğar.Bu,sözkonusu paradoksun mantıksal açıklaması.Fiziksel açıklaması ise şöyle olabilir : 'Karşı konulamaz',yani sınırsız büyüklükte bir kuvvetin hareketi,sınırsız enerjiye karşılık gelir.Enerji kütleye dönüşebildğinden,sınırsız enerji sınırsız kütleye yol açar ve bu kütle kendi üzerine çökerek,bir karadelik oluşturur.'Kımıldatılamaz kütle',yine öyle.Sonuç iki karadeliktir ve bunlar karşılaştıklarında,birleşip tek bir karadelik oluşturur.

FOTON KÜTLEYE SAHİP MİDİR ?



 Fotonların enerjisi sıfır değildir ve Einstein’ ın E=mc^2 denklemine göre enerji,  kütleye eşdeğerdir. Problem basittir: iki farklı kütle tanımı kullanılır. Bugün fizikçiler arasındaki baskın görüş fotonun kütlesiz olduğudur. Ancak fotona dalgaboyuna bağlı olarak “göreli bir kütle” atamak mümkündür. Bu fikir, bugün artık kullanılmayan “kütle” (tam olarak yanlış olmasa da) teriminin eski kullanımına dayanır.



“Göreli kütle” diye adlandırılan kütlenin eski tanımı parçacığa toplam enerjisi  ve ışık hızı  ile orantılı bir kütle tahsis eder:

.                                                         m=E/c^2                                   (1)

Bu tanımlama her cisme hıza bağlı bir kütle verir.

Modern fiziğe göre ise her cisim sadece bir kütleye sahiptir ve bu kütle değişmez bir niceliktir, yani hıza bağlı değildir. Bu tanım aşağıdaki şekilde verilir:

                                                     m=Eilk/c^2                                                                         (2)

burada  durgun haldeki cismin toplam enerjisidir.

Halk arasında ve bazı temel ders kitaplarında genellikle ilk tanım kullanılır. Fakat son yıllarda fizikçilerin büyük bir çoğunluğu ilk tanım yerine ikinci tanımı kullanmaktadırlar. Bazen “durgun kütle” veya “değişmez kütle” ifadeleri de kullanılmaktadır. Bu ifadeleri kullanmaktaki amaç sadece vurgu yapmaktır: kütle, kütledir. “Göreli kütle” ifadesi ise hiçbir şekilde kullanılmamaktadır.

Bu arada unutmayalım ki denklem (2) ile verilen kütlenin standart tanımı doğru değildir. Standart tanımı kullanarak bir cismin kütlesi ve enerjisi arasındaki ilişki aşağıdaki şekilde yazılabilir:

                                              E=mc^2 / Kök içinde 1-V^2/C^2                                                                     (3)

veya

                                        .                          E^2=m^2c^2 + p^2c^2                                                (4)

Burada  cismin hızı, p ise momentumudur. Aslında herhangibir tanım bir çeşit herkes tarafından yapılan bir kabuldür. Pratikte fizikçiler bu tanımı uygun olduğu için kullanmaktadırlar. Aslında bir cismin “göreli kütlesi” enerjisi ile tam olarak aynı anlama gelmektedir. Fakat enerji yerine başka bir ifade kullanmak gereksizdir. Bir cismin kütlesi her ne kadar temel ve değişmez bir nicelik olsa da  bunu ifade eden bir kelimeye ihtiyaç duyarız.

“Göreli kütle” bazen kafaları karıştırabilir. Çünkü insanlar bu kavramı sadece Newton bağıntılarında kullanabileceklerini düşünmektedirler:

                                                                            F=ma                                                        (5)

ve
                                     .                                  F=Gm1m2/r^2                                                   (6)

Aslında bu denklemlerin rölativistik olarak doğru olduğu bir kütle tanımı yoktur: bu denklemler genelleştirilmelidir. Bu, “Göreli kütle” yerine kütlenin standart tanımı kullanıldığında daha net ve basittir.

Fotonlara geri dönecek olursak fizikçiler bazen hiçbir zaman durgun halde olmayan bir parçacığın “durgun kütle” sinden bahsetmenin anlamlı olup olmadığını düşünmektedirler. Bu sorunun cevabı şudur: “Durgun kütle” kavramı aslında yanlış bir adlandırmadır ve durgun halde olan bir parçacığın kütlesini anlamaya çalışmak gereksizdir. Teknik olarak bu, (4) denkleminden görüldüğü gibi parçacığın dört boyutlu momentumunun değişmez uzunluğudur. Tüm fotonlar için momentum sıfırdır. Diğer taraftan fotonun “göreli kütle” si frekansa bağlıdır. Morötesi fotonlar görünen fotonlardan daha enerjik, yani daha büyük kütlelidirler. Bu durum olayı aydınlatacağına daha da karmaşık hale getirir.  

Fotonun durgun kütleye sahip olduğunu ispatlayan herhangibir deney varmıdır?

Fotonun durgun kütlesi sıfır değilse, ayar invaryantığı (değişmezliği) ve yük korunumu ortadan kalkacağından kuantum elektrodinamiği teorisi sıkıntıya girer. Ancak teori ne derse desin yinede teoriyi kontrol etmek gerekir.

Fotonun durgun kütlesinin tam olarak sıfır olduğunu gösteren herhangibir deney  yapmak hemen hemen mümkün gözükmemektedir. Yapabileceğimiz en iyi şey ona bir sınır koymaktır. Sıfır olmayan durgun kütle, elektrostatik kuvvetteki ters kare kanununda değişime sebep olur. Çok büyük mesafelerde  bu değişimi daha da zayıflatan küçük bir sönüm faktörü olacaktır.

Statik manyetik alanların davranışı benzer şekilde modifiye edilir. Foton kütlesi üzerine konan limit gezegenlerin ilgili manyetik alanlarının uydu ölçümleriyle elde edilebilir. CCE (Charge Composition Explorer ) uzaygemisi eV’ luk bir limit değeri elde etti. Bu son derece hassas bir ölçümdü. Bu sonuç 1998 yılında Roderic Lakes tarafından Cavendish terazisi üzerine anormal kuvvetleri araştıran bir laboratuar deneyinde daha iyi sonuçlar elde edildi. Yeni limit eV’ di. Galaktik manyetik alanlar üzerine yapılan çalışmalar  eV’ den daha iyi bir limit önesürmüştür. Fakat bu metodun geçerliliği hakkında bazı şüpheler vardır.
Kaynaklar:
E. Fischbach et al., Physical Review Letters 73, 514--517 25 July 1994.
Chibisov et al., Sov. Ph. Usp. 19, 624 (1976).