Sayfalar

güneş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güneş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2011 Cuma

İlk güneş enerjisi tarlası


Türkiye’nin ilk termal güneş enerjisi santrali ise İstanbul İkitelli’de kuruldu.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Tübitak Marmara Araştırma Merkezi ve İnosol Enerji’nin ortak çalışması ile hayata geçen proje henüz küçük, 500 kW kurulu gücü var.
Ancak santral öngörülenden çok daha verimli bu yüzden aynı proje kapsamında 2 MW'lık yeni bir tesis kurma yönünde çalışmalar başlıyor.
İstanbul İkitelli'de kurulan santral için yaklaşık 4 milyon lira harcama yapıldı. Hedef, proje kapsamında 2 megavatlık (MW) yeni bir santral kurmak. Ayrıca proje, havaalanları, büyük alışveriş merkezleri gibi yoğun elektrik tüketimi olan merkezlere yaygınlaştırılacak.

İkitelli'de kurulan tesis 500 kilovat kapasiteyle Türkiye'nin ilk yerli güneş enerjisi tarlası (kolektör sistemi) olma özelliğini taşıyor. Yüzde yüz yerli üretimle Türk mühendisler tarafından tasarlanan proje Türkiye'yi, İspanya, Amerika, Almanya ve İsrail'den sonra güneş enerjisi teknolojisi üretebilen 5'inci ülke yaptı.
Yeni üretilen teknoloji, güneş enerjisinden elektrik üretiminin yanı sıra soğutma ısıtma, su damıtma amacıyla da kullanılabilecek. Klimadan kaynaklanan elektrik sarfiyatını da azaltacak.

25 Eylül 2011 Pazar

GÜNEŞTE BEKLENMEDİK SOĞUMA


Amerikalı astronomlara göre, Güneş beklenmedik şekilde uzun sürecek çok zayıf bir faaliyet dönemine girdi.

Bu durumun dünyanın iklimini etkileyebileceğini belirten bilim adamları, güneşin uzun bir süre sükunet dönemine girdiğinin işaretleri olan, üzerindeki lekelerde belirgin bir azalma ve kutuplarına yakın bölgelerdeki faaliyetlerinde yavaşlama gözlemlediklerini belirttiler.
Bu alanda üç ayrı araştırma yapan ABD'nin Ulusal Güneş Gözlemevi ve Hava Kuvvetleri Laboratuvarı'nda görevli bilim adamları, Güneş'te 2008'de başlayan şu anki döngünün, yüzeyindeki lekelerin sayısı, içindeki faaliyeti, görünen yüzeyi ve tacıyla azami düzeye ulaşmasından, bundan sonraki döngünün çok yavaş olacağını düşündürdüğünün altını çizdiler.
Araştırmalardan birine başkanlık eden Ulusal Güneş Gözlemevinin direktör yardımcısı Frank Hill, ''Eğer yanılmıyorsak, Güneş'in şu anki döngüsü uzun yıllar sürecek yavaşlama dönemi öncesindeki son azami faaliyeti'' diyerek, bu olguyu ''beklenmedik ve alışılmadık'' olarak niteledi ve bunun uzayın keşfinden dünyanın iklimine kadar çok sayıda konuyu etkileyeceğini belirtti.

Geçmişte, Güneş'in uzun dönem zayıf manyetik faaliyete girdiğinde, Dünya'da da soğuma ve buzullaşma görülmüş, bu dönemler boyunca atmosfer soğumuş ve iletişim sistemlerini bozacak şekilde atmosferin büzülmesine ve kutuplarda manyetik fırtınalara yol açmıştı.
Amerikalı bilim adamları, birbirinden tamamen ayrı üç gözlemin de aynı sonuca işaret ettiğini ve Güneş üzerindeki leke döngüsünün bir kış uykusu dönemine girilmekte olabileceğini gösterdiğini söylediler.
Güneş üzerindeki lekeler her 11 yılda bir (bir döngünün süresi) artıyor veya azalıyor, iki döngünün sonunda manyetik kutuplar yer değiştiriyor.
Ancak bilim adamları, Güneş'in faaliyetlerindeki bu azalmanın, Güneş üzerinde hiç leke görülmediği 1645'ten 1715'e 70 yıl süreyle Avrupa'nın küçük bir buzul çağı yaşadığı dönemin ikincisine yol açıp açmayacağını kesin olarak bilmiyorlar.
Avrupalı araştırmacılar, Güneş'teki faaliyetlerin önemli biçimde azalmasının bile dünyada insanın neden olduğu karbondioksit salımının yol açtığı ısınmayı telafi etmeyeceğini belirterek, hesaplarına göre, geçmişte Avrupa kıtasının yaşadığı mini buzul çağında sıcaklıkların 0,3 santigrat derece düştüğünü, BM uzmanlar komisyonunun ise yüzyıl sonuna dek sıcaklık artışı öngörüsünün 3,7 ile 4,5 santigrat olduğunu vurguluyorlar.